Kilo Fazlası Olan Her 10 Kişinin 7’sinde Karaciğer Yağlanması Var - Eskişehir Ajans 26 Haber

Eskişehir Sağlık

Kilo Fazlası Olan Her 10 Kişinin 7’sinde Karaciğer Yağlanması Var

Kilo Fazlası Olan Her 10 Kişinin 7’sinde Karaciğer Yağlanması Var
Yayınlama: 12 Eylül 2026 Cumartesi - 597
A+
A-

"Aşırı Meyve Tüketimi Bile Yağlanma Yapabilir": Tıp Dünyasından Karaciğer Sağlığı Uyarısı

  • Diyabetlilerin %90’ında Görülüyor: Karaciğer Yağlanmasında Siroz Riski ve Doğru Beslenme Formülü

Giderek artan hareketsiz yaşam ve yanlış beslenme alışkanlıkları karaciğer sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Kilo fazlası veya obezitesi olanların yüzde 70’inde, diyabet hastalarının ise yüzde 90’ında görülen karaciğer yağlanması; hiçbir belirti vermeden ilerleyerek kronik hepatit, siroz ve karaciğer kanserine yol açabiliyor.

Belirti Vermeden İlerleyen Sinsi Tehlike: Karaciğer Yağlanması Siroza Zemin Hazırlıyor

Toplumda masa başı çalışma, fiziksel aktivite azlığı ve işlenmiş gıda tüketiminin artmasıyla birlikte obezite, insülin direnci ve buna bağlı olarak karaciğer yağlanması vaka sayıları tırmanışa geçti. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Zülfikar Polat, hücrelerde yağ damlacıklarının birikmesiyle başlayan bu tablonun, yıllar içinde hücre harabiyetine, organ sertleşmesine ve siroza yol açabildiği konusunda kritik uyarılarda bulundu.

Özellikle metabolik yağlı karaciğer hastalığının (MASH); hipertansiyon, yüksek ürik asit ve insülin direnciyle birleşerek kalp ve damar hastalıkları riskini de katladığı vurgulanıyor.

"Sadece Yağlı Yiyecekler Değil, Fazla Meyve Tüketimi de Yağlandırıyor"

Karaciğer yağlanmasının tek sorumlusunun yağlı besinler olmadığını belirten Prof. Dr. Polat, tüketilen şekerli gıdaların ve hatta fazla miktarda meyve alımının da tehlike oluşturduğunu ifade etti:

"Doğrudan yağlı beslenmesek bile fazla tüketilen şekerli gıdalar karaciğerde yağa dönüşüyor. Meyve dahi aşırı tüketildiğinde içerdiği fruktoz nedeniyle karaciğeri yağlandırabiliyor. Bu nedenle hamur işi ve aşırı yağlı yemekler yerine Akdeniz tipi beslenmeyi hayatın merkezine koymak sart."

Ayrıca hastalığın sadece kilo fazlası olanlarda görülmediğini, genetik mutasyonlar nedeniyle hastaların yaklaşık yüzde 10’unun obezite veya metabolik sendromu olmadan da karaciğer yağlanması yaşadığı aktarıldı.

Tedavinin İki Temel Kolu: Yürüyüş ve İnsülin Direncini kırmak

İleri düzeyde siroz gelişmemiş vakalarda hastalığı geriletmenin mümkün olduğunu belirten uzmanlar, tedavinin anahtarını yaşam tarzı değişiklikleri olarak açıklıyor:

  • Çizgili Kasları Çalıştırmak: Yağlanmanın temelinde yatan insülin direncini kırmak için vücudun en büyük kas grubu olan bacak kaslarını çalıştıran düzenli yürüyüş ve bisiklet gibi egzersizler büyük önem taşıyor.

  • Beslenme Düzenlemesi: Rafine şeker ve hamur işlerinin kesilmesi, Akdeniz tipi beslenmeye geçilmesi öneriliyor.

  • Destek Tedavileri: Karaciğer enzimi yüksek olan hastalarda hekim kontrolünde enginar, silymarin (deve dikeni) ve kolin içeren takviyelerden yararlanılabiliyor.

FibroScan ile Bıçaksız Ve Ağrısız Hasar Tespiti

Karaciğerin vücudun 7/24 çalışan detoks merkezi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Zülfikar Polat, hastalığın takibinde kan testleri, ultrasonografi ve insülin direnci ölçümlerinin kullanıldığını belirtti. Riskli gruptaki hastalarda ise FibroScan adı verilen cihazla biyopsiye gerek kalmadan karaciğerdeki yağlanma derecesinin ve sertleşmenin (fibrozis) kolayca saptanabildiği ifade edildi.



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2025 - Künye