Modanın En Çılgın, En Eğlenceli Hali

Ciddiyet karşıtı, eğlence odaklı 2019 İlkbahar / Yaz sezonunu sonunda açtık. Cesur renk ve hacim kullanımları, sıra dışı siluetleri ve kumaştan hikayelere yansıyan meteforları ile tasarımcılar eğlenceyi bu sezon zirveye taşıyarak ağırbaşlı tavrı reddediyorlar.

Gucci’nin maksimalizm tutkusundan tutun da Moschino’nun şatafatlı ve çılgın tasarımları, Valentino’nun plaj şemsiyesi büyüklüğündeki şapkaları ve kuş tüylü terlikleri vitrinlerde çoktan yerini almış durumda.

Parçalardan bazılarını günlük hayatta kullanmayı bırakın, en görkemli gösterişlerde bile giymesi cesaret ister ancak moda dünyasının durmaya niyeti yok gibi.. Bunu tek bir cümleyle ifade edecek olursak “SHOW MUST GO ON!..” Onları podyumdan izlemek bile insana ayrı bir haz veriyor.

Ortak tasarımlara gelince dikkatimizi yelpaze gibi açılan kollar çekiyor ve buradaki hacim unsuru moda dünyasının tabiriyle kruvasan formundan kaynaklanıyor. Ayrıca bir başka hacim oyunu da jean’lere uygulanmış. Şaşırtıcı ve cüretkar olmasına rağmen inanın denemeye değer!

Asimetrik, dağınık, başına buyruk..  2019 İlkbahar / Yaz koleksiyonlarını keşfederken işte kulak kabartacağınız anahtar kelimeler.. Tek kulağa takılan küpelerden etekten devşirme elbiselere, kesilip bele bağlanarak etek gibi duran jean ceketlerden bel hattından atılan düğümle hacim kazanan paraşüt kumaşından kıyafetlere kadar tüm tasarımlar başına buyruk tavrı destekliyor ve eğlenceyi doruk noktaya taşıyor..

Tabii tüm bunların yanı sıra romantizm ve naifliğin etkisine de değinmeden geçmemek lazım.. 70’lerin incelikli tasarımlarını yada 90’ların naif parçalarını özlediyseniz 2019 İlkbahar / Yaz sezonu tam size göre. Her an vücudu terk etmeye hazır spagetti askılı akışkan elbiseler, halter yakalı veya straples üstler, dökümlü pantolonlar ve takımlar 90’ların minimal estetik anlayışını yansıtırken 70’lerin zanaatı her biri ince işçiliğin ürünü sıradanlıktan uzak tasarımlar, dingin bir kışın ardından bahar gardırobunuzu hareketlendirmeye hazır.

Bizlere de bu eğlenceyi, bu romantizmi ve naifliği vitrin ve podyumlardan sokağa taşımak kalıyor.

Ee hadi o zaman :)

YORUM EKLE