SEÇMENLER, GERÇEKTE NEYE OY VERDİ?

 

Değerli okurlar, bu yazımızda, son yapılan yerel seçim sonuçlarını, farklı bir açıdan değerlendirmeye çalışacağım.

31 Mart 2019 yerel seçimleri yapıldı ve şehrimizde mevcut yönetimler, yeniden seçilerek görevlerine başladı.

Seçim sonuçlarını, birçok açıdan değerlendirmek mümkündür. Ben sizlere, seçmenlerin gerçekte neye oy verdiğini, farklı bir şekilde anlatmaya çalışacağım. Bu arada, CHP’li belediye başkanlarının başarılarını takdir etmek gerekiyor. Zira gelecek 5 yıllık dönemde, şehrimize ne gibi hizmetler yapılacağını, nasıl bir yenilik getireceklerini, hangi sorunların düzeltileceğine dair, elle tutulur ve dişe dokunur, her kesimde hayranlık uyandıracak bir proje ya da vaat ortaya koymadan, seçimleri kazandılar.

Ancak ben bu durumu, oldukça garipsiyorum. Çünkü normalde adaylar, gelecek dönemde yapacaklarını, hangi konularda, hangi sorunlara çözüm getireceklerini, vatandaşların yerel hizmetlerden en iyi şekilde yararlanmalarına dair hedeflerini anlatırlar ve bunlara göre seçmenden oy isterler. Eskişehir’de seçmenlerin çoğunluğu, bu projelere ve vaatlere göre değil, ideolojilerine göre oy kullanmış olacaklar ki, sonuçlar böyle oldu.

ESKİŞEHİR’li seçmenlerin çoğunluğu, gerçekte neye oy verdiler ya da verdikleri oylarıyla, neleri kabul ettiler?

Seçmenlerin çoğunluğu; “dişe dokunur” bir proje ortaya koymayan ve vaat etmeyen, şehirde yaşanan sorunlara kalıcı bir çözüm üretmeyen başkanları yeniden seçmiştir.

Örneğin: Şehir içi trafik yoğunluğundan ve ulaşım problemlerinden, hep şikayet etmesine rağmen, bu konuda yeterli önlem almayan ve yeni proje ortaya koymayanlara oy verdiler.

Masal Şatosu’na, Balmumu Müzesi’ne milyonlarca para harcayan, Avrupada’ki hayvanat bahçelerinden ücretsiz olarak alabilme imkânı varken veya ülkemizde bir çok hayvanat bahçesinden, çok düşük fiyata hayvanlarını alabilme imkânı varken, bunu tercih etmeyen, yine milyonlarca lira para harcayarak, hayvanat bahçesi açan ve yüksek ücretlerle aldığı hayvanları (penguenler gibi) telef eden, bunun gibi yüksek maliyetli kültürel ve sanatsal etkinlikler için para harcayan, her şeyi algıya bağlayan, olumlu imaj algısı oluşturmak için her şeyi yapan bir Büyükşehir Belediyesine oy verdiler.

Normal şartlarda 6 ay ile bir yıl arasında tamamlanabilecek olan ve hepsi hepsi iki katlı küçük bir “Nikah Salonu” binasını, 6 yılda zar zor tamamlayan ve yaklaşık 20 milyon TL. para harcayan ve yapımı sırasında bir çok usulsüzlük iddiaları gündeme geldiği halde, kamuoyunu aydınlatmak yerine, baskılayıcı tavır alanlara oy verdiler.

Şehrin tam merkezinde olup, nostaljik görünümüyle, Eskişehir’de yaşayan herkesin geçmişinde anılar bıraktığı ancak, yeşillik ve ağaçların olduğu görünümünün büyük kısmı iptal edilen, birçok ağacın katledildiği,   inşaatı devam ederken bile, dayanıksız malzeme döşendiği için, tahta görünümlü plastiklerin kırıldığı, bir çok ağacın kesildiği, ayrıca yaşattığı tahribatı kapatmaya çalışmak için, belli ücretler ödenerek alınabilen ve yaklaşık 16 milyon TL. (eski parayla 16 trilyon TL.) harcanan ödüllü (!) proje “Hamamyolu Projesini” yapanlara oy verdiler. 

Bölgenin çamuru, çukuru, bozuk yolları dururken, yaklaşık üç yüz bin vatandaşı, gezdirip tozduran, adeta bir “turizm şirketi” durumuna düşen, bütçe gelirlerinin yaklaşık %70’ini hükümetten aldıkları halde, bize kaynak verilmiyor diye, yine hükümeti eleştirenlere oy verdiler.

“Yaptıklarımız, yapacaklarımızın teminatıdır” diyerek, seçmene yeni bir söz söyleyemeyen yöneticiler, seçmenlerin gözüne girmeyi başardılar ve yeniden seçildiler. Hayırlı olsun. Ancak mevcut yönetimlere oy veren ve yeniden seçilmelerini sağlayan seçmenlerin unutmaması gereken bir şey var: şikayet etme hakkınızı ve yeni hizmetler gelmesini bekleme hakkınızı da kaybettiniz!

Diğer taraftan, alternatif olarak öne çıkan adayların, seçmenlere kendilerini sevdirememiş olmaları ve yetersiz bulunmaları da meselenin diğer bir yönüdür ve elbette söylenebilir.  

YORUM EKLE