Pandemide öğrencilerden yoğun bakım personeline gönderilen mektuplar sergilendi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde, pandemi döneminde yoğun bakımda görevli sağlık personeline öğrenciler tarafından gönderilen mektupların yer aldığı ‘Küçük Eller Büyük Yürekler’ adlı sergi açıldı.

Pandemide öğrencilerden yoğun bakım personeline gönderilen mektuplar sergilendi

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde, pandemi döneminde yoğun bakımda görevli sağlık personeline öğrenciler tarafından gönderilen mektupların yer aldığı ‘Küçük Eller Büyük Yürekler’ adlı sergi açıldı.

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık, Uygulama ve Araştırma Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Birgül Yelken küratörlüğünü üstlendiği sergi, Rektör Prof. Dr. Kemal Şenocak’ın katılımıyla açıldı. ‘Küçük Eller Büyük Yürekler’ adlı sergide, Covid-19 salgınının zirve yaptığı dönemlerde ilkokul öğrencileri tarafından ailelerinin hazırladığı yemeklerle birlikte yoğun bakımda görevli sağlık personeline gönderilen mektuplar yer aldı. Milli Zafer İlkokulu öğrencileri tarafından gönderilen mektupların içeriğinde ise şiirler, resimler ve fotoğraflar yer alıyor.

“Sıcacık bir yemek geliyordu ve içerisinden sıcacık mesajlar çıkıyordu”

“Pandeminin en başında tüm Türkiye’nin tam kapalı olduğu zamanda, bir sınıfın tüm velileri bize 3 ay boyunca yemek getirdi. Her yemeğin içinden de öğrencilerden bize yazılan mektuplar çıktı. Biz bu mektupların hepsini biriktirdik. İçlerinde yazılar, şiirler ve resimler vardı. Biz kendi yoğun bakımımızda bunları sergilemiştik. Şimdi bunları bütün Eskişehir ile paylaşmak istedik. Yaklaşık 50-60 tane çocuklarımızın yazdığı şiirler, çizdiği resimler var. Bu mektuplar yemeklerin içinden çıkarken biz başlangıçta çok şaşırıyorduk. Sonrasında gelen yemekten çok, ‘bugün ne yazmışlar acaba’ diye düşünmeye başladık. Çok mutlu olduk, çok güzel şeyler yazdılar. Bizi çok duygulandırdılar. O dönemde hastanelerde kendimizi çok yalnız hissediyorduk. Biz hiç evimize bile gidemediğimiz zamanlarda dışarıdan küçük mektupların gelmesi, hayatımıza kısa süreliğine de olsa bir renk katıyordu. Sıcacık bir yemek geliyordu ve içerisinden sıcacık mesajlar çıkıyordu. Şimdi de baktıkça o günleri hatırlıyorum. Bize o sıcaklığı şimdi de hissettiriyorlar” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER