banner136

'Dijitalleşme ve Yeni Medya'

'Dijitalleşme ve Yeni Medya'

 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sanat ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gülbin Özdamar, iletişim teknolojilerinin bu teknolojiyi üretenler aracılığıyla şekillendirildiği belirterek, iletişim teknolojisi üretemeyen ülkelerin üretilmiş teknolojinin esiri durumuna düşebileceğini kaydetti.
ESOGÜ Kurumsal İletişim Uygulama ve Araştırma Merkezi Medya Birimi’nin çeşitli konularda, alanında uzman öğretim üyeleri ile hazırladığı ESOGÜ Gündem’de bu hafta Doç. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay, 'dijitalleşme ve yeni medya' konusunu ele aldı. Akarçay, iletişim teknolojilerinin gelişmesi ile birlikte hayatımıza giren internet ağ sisteminin günümüzdeki enformasyon toplumunu inşa ettiğini söyledi. İnternetin başlangıç dönemlerinde kullanıcının pasif olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay, yeni internet ortamında ise kullanıcının aktif hale geldiğini ve bu ortamın tüm iletişim biçimlerini değiştirdiğini belirtti. Geçmişte gazete, televizyon ve dergilere özgü olan bilgilendirme misyonunun gelişen iletişim aygıtları ile yeni medyaya taşındığını söyleyen Doç. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay bunun Web 2.0 teknolojisi ile internetin sağladığı geniş mecralar, izleyicinin aktif konumu ve verinin sayısallaşmasından kaynaklandığını belirtti.
Yeni medyayı geleneksel medyadan ayıran özellikleri hızlı olması, sanal mecrada zamansız ve mekansız bir şekilde yer alması ve izleyicinin aktif olması olarak sıralayan Doç. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay, yeni medyada izleyicinin anlık tepkilerini karşı tarafa aktarabilmesinin önemine dikkat çekti. Cep telefonlarının tek başına birçok etkinliğe olanak sağlayan önemli araçlar olarak hayatımıza girmesi ile insanların 24 saat online olma imkanı elde ettiğini belirten Doç. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay, online olma durumunun 19. yüzyıl flanörlüğü ile benzerlik gösterdiğini ifade etti. İnternetin sağladığı sosyalleşmenin gündelik yaşama yansımaması durumuna da değinen Doç. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay, gençlerin bir araya geldiklerinde dahi yüz yüze iletişim kurmadıklarına dikkat çekti.
Doç. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay, sosyal medya ağlarının sağladığı olanaklar ile artık insanların yayınevine ihtiyaç duymadan kitaplarını yayınlayabildiklerini, televizyon kanallarına ihtiyaç duymadan kendi programlarını çekebildiklerini, canlı yayınlar yapabildiklerini belirtti. İletişim teknolojilerinin bu teknolojiyi üreten ülkeler aracılığıyla şekillendirildiğine dikkat çeken Doç. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay, iletişim teknolojisi üretemeyen ülkelerin üretilmiş teknolojinin esiri durumuna düşebileceğini kaydetti.
İnternet ve yeni medyanın büyük bir veri çöplüğü olduğunu söyleyen Doç. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay, önemli olanın dijital okuryazarlık olduğunu vurgulayarak, yeni medyayı nasıl ve ne amaçla kullanacağımızı öğrenmenin ve çocuklarımıza aktarmanın gerekliliğinin altını çizdi. Yeni medyanın artık insanların eli kolu haline geldiğini, bilgi alma isteğinin ve sosyalleşmenin bir aracı olduğunu belirten Doç. Dr. Gülbin Özdamar Akarçay, önemli olanın neyi, ne kadar, nasıl ve ne amaçla kullanacağımızı bilinçli bir şekilde tercih etmek olduğunun altını çizdi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER