Değişimi Anlamak ve İletişim

Günümüzde yaşamın her alanında her şey değişiyor ve dönüşüyor? Her gün başka bir dünyaya uyanıyoruz, bu değişen dünyayı anlamak için sürekli bir çaba göstermemiz gerekiyor. Hayatımızdaki her şeyi akıllı telefonlarımızdan işaret  ve baş parmağımızla büyütüyoruz, küçültüyoruz, her şeyden kolay vazgeçebiliyoruz. Yeni teknolojiler bize sürekli  bedava bir bilgi akışı sağlıyor.  Tüm bu gelişmeler iletişimin  önemini daha da arttırmakta. Bu değişme ve dönüşümlere etki eden faktörler neler? Değişimin en çok yaşandığı alanlar neler? Hiç düşündünüz mü? Bu değişim ve dönüşümün nedenlerini globalleşme ve rekabetin hızlanması, nüfus hareketlilikleri ve  demografik yapılardaki değişim, bilgi ve iletişim teknolojilerinin internetle birlikte değişip çeşitlenmesi ve mobilleşmesi, bireylerin düşünce ve davranışlarının,  iletişim hızları ve türlerinin çeşitlenmesi, satın alma, bilgi edinme, eğitim, öğrenme, eğlenme, örgütlenme ve çalışma biçimlerinin değişmesi, üretici ve tüketici arasındaki uzaklığı ortadan kalkması, çalışma  yaşamının değişmesi ve buna uyumun güçleşmesi olarak sıralayabiliriz. Bu nedenleri  daha da çoğaltmak tabii ki mümkün. Bu değişim ve dönüşümleri, iş dünyası açısından sıraladığımızda ise, ağırlıklı olarak bilgi edinme  ve iletişim biçimlerimizde, yeni mesleklerin, iş tanımlarının  ve iş ortamlarının (evden çalışma, sanal çalışma)ortaya çıkmasında, ihtiyaçlar ve beklentilerde, yaşam tarzlarında, teknolojide, teknolojinin gelişmesi ile yeniliklerin çoğalmasında,  organizasyonun ve  işletme ilkelerinin değişiminde, işverenlerin çalışanların üzerinde baskı kurmasında görmekteyiz.  Teknoloji ve dijital iletişimin hızlı gelişmesi ayrıca,  iş ve iş dışı yaşamın sınırlarını belirsizleştirmekte, ürün ve hizmetlerin satın alma, üretim, satma  ve tüketicilere sunulmasını da farklılaştırmaktadır. Öncelikle yaptığınız işi göz önüne alarak günümüzde çalışma ve özel hayatımızı etkileyen değişmeler neler? bir düşünün. Yaptığınız işle ilgili ne gibi değişiklikler oldu? Kurumların çevresinde neler değişmekte? Bilgi, meslekler, iş tanımları, çalışma ortamları, ihtiyaçlar, beklentiler, yaşam tarzları, endüstri ve teknoloji alanında neler değişti? Gerçekleştirdiğimiz meslekteki değişimler neler? Bu değişim ve dönüşümler iş yapma biçimimizi nasıl  değiştirmekte? Fütüristler çok yakın bir gelecekte iş dünyasının aktörlerinin robotlar olacağını ifade etmekte. 2025’e kadar her 4 işten 1’nin robotlar tarafından yapılması bekleniyor. Harvard Üniversitesi’nden profesör  Freeman da  gelecekte robotlara sahip olanların, dünyaya sahip olacağını ifade etmekte. 2040’da çalışmaya can atacağımız meslekler ise çok çeşitlenmekte,  sanal mağaza yöneticiliği, robot arabuluculuğu, robot eğitmenleri, artırılmış gerçeklik tasarımcısı vb .örnek olarak sıralanabilir. Bunun anlamı şu anda icra ettiğimiz birçok meslek yakın bir gelecekte tarih olacak.

Kurumlar değişimi yakalayabilmek için sürekli yenilik üreterek kendilerini yenilemek ve değişimi yönetmek zorunda. Günümüzde  her kurum ve birey değişimi yakalamak ve yönetmek istemekte, ancak çoğunlukla da, bu değişime direnç göstermekte. Bu değişime direnç gösterme nedenlerini ise, belirsizliğin yarattığı kaygı, güvenlik ihtiyacı,  alışkanlıklardan vazgeçmenin zorluğu, değişim hakkında yeterince bilgi sahibi olmama, başarısız olma kaygısı, mevcut durumdaki üstünlüklerin veya çıkarların kaybolacağı korkusu, değişimin öngördüğü yeni şeyleri öğrenme zorluğu, dar görüşlülük ve vizyon eksikliği, daha önceki değişimlerden elde edilen olumsuz kişisel tecrübeler, kendine yeterince güvenmeme, daha işin başındayken olayın dışında kalmış olma, değişimin kendisine dayatılmış olduğunu düşünme, değişimi yönetenlere ve uygulayanlara güven duymama, değişimin var olan durumu bozması, bilinen ve alışık olunandan vazgeçmeyi gerektirmesi, kendisini yetersiz hissetme ve ilgi ve becerilere güvenmeme olarak sıralayabiliriz.

Değişimi yakalamak ve yönetmek hem birey hem de kurumlar açısından çok önemli. Bireyler sahip olduklarını kaybetmek korkusuyla değişime direnir. Değişimin önündeki en büyük engel alışkanlıklardır. Değişimi yönetmek için etkili bir iletişim önemli ve zorunlu. Değişim sürecinin her aşamasında tarafları haberdar etmek, bilgilendirmek, onların bilgi edinme hakkına saygı göstermek, iletişim kanallarını her zaman açık tutmak, olası tepkileri içtenlikle dinlemek, sorunları anlamaya çalışmak ve samimi, gerçekçi, dürüst bir iletişim ortamı yaratmak çok önemli. Direncin azalması, değişimin kabul edilmesi için etkili ve sürekli bir iletişim şarttır.  Charles Darwin’e göre  ‘’yaşamlarını sürdürmeyi başaran canlılar ne en güçlüler ne de en zekiler değil, değişikliğe en iyi uyum sağlayabilenlerdir’’ Kısacası, değişimi yönetmek,  başarılı olmak ve değişen dünyaya uyum sağlamanın en önemli unsuru  iletişim. Günlük yaşamımızda en çok kullandığımız kavramlardan birisi iletişim. İletişim  sadece bireyleri ilgilendiren bir olgu değil, tüm kurum ve kuruluşları ilgilendiren bir olgu. Bireyler ve kurumlar faaliyetlerini yerine getirmek ve varlıklarını sürdürebilmek için çevresiyle, diğer insanlarla, kurumla, kuruluşla, grupla, iletişimde ve etkileşimde bulunarak varlığını sürdürmesi için bir zorunluluk. İletişim, bireylerin ve kurumların kendisiyle ve paydaşlarıyla anlaşmasını, kendilerini anlatabilmelerini ve başkalarını etkileyebilmelerini sağlayan, içinde yaşadığı toplumun üyesi kılan ve toplumsal yaşamın gerçekleşmesinin en temel göstergesi olan disiplinlerarası bir uygulamalı bilim dalıdır. Günümüzde işletmeler  sürekli olarak iç ve dış çevrelerle etkileşim içinde değişmekte ya da değişmek zorunda. Değişim daha çok örgütsel yapıda, teknolojide ve çalışanlar üzerinde olmakta. Değişim ve iletişim açısından değerlendirdiğimizde ise, gündelik hayatımızda her gün beklenmedik olaylarla karşı karşıyayız. Kurumlar açısından iletişim, pahalı, yoğun, zorlu, özenli, sanatsal beceri gerektiren ve yaratıcı bir çabanın ürünü İletişimde amaç, hedef kitlede olumlu tutum, düşünce ve davranış değişikliği yaratmak, etkin bir kurum kimliği oluşturmaktan geçiyor. Kısacası, her ne iş yaparsak yapalım, iletişim çok önemli. İş yerlerindeki kayıpların %80’ i iletişim kaynaklı. Kurumların başarısı etkin ve yaratıcı iletişim etkinliklerine bağlı. Konuşulduğunda sorun bile olmayacak şeyler, konuşulmayarak, çözümsüz olabiliyor. Sadece iletişim kazaları değil, iletişim yetersizliği de, kişilerin, kuruma olan inancını ve bağlılığını azaltmakta. Bu nedenle değişimi yönetmek için iletişim önemli.

YORUM EKLE