Adayın tanınıyor olması önemli

Yerel seçimlere az bir zaman kala tüm siyasi partilerde kimin aday olacağı sorusu merakla bekleniyordu.

CHP'de ise 25 yıldır Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunda oturan Yılmaz Büyükerşen'in ilerlemiş yaşı tartışılıyordu.

Ayrıca parti içindeki, bu sefer daha genç biri aday olsun talepleri, hocanın tekrar aday olup olmayacağı konusunda uzunca bir süre kafaları karıştırdı.

Yılmaz hoca, ne zaman ki aday olmadığını ve CHP'nin onun yerine Büyükşehir Belediyesi Genel sekreteri Ayşe Ünlüce'yi aday gösterdiğini söyledi, kafalardaki soru işaretleri silindi.

Ünlüce'nin adaylığı aslında CHP içindeki dengeleri de korudu. 

Uzun zamandır, Büyükerşen sonrası olası Büyükşehir adayı kim olacak? Sorusu deyim yerindeyse çok bilinmeyenli bir denklem gibiydi. 

Ünlüce aday gösterilmeden, kulislerde Büyükşehir Belediye Başkanlığına talip olacak ve hocanın varisi olmak isteyecek bir çok isim konuşuluyordu. 

Bu kadar isim arasından nasıl bir seçim yapılırdı? Bilemiyorum doğrusu..!

Yani amiyane ifadesiyle ''Çadır karışacak gibiydi'' Çözümü ise zor gözüküyordu, bu bakımdan Ayşe hanımın adaylığı CHP'ye derin bir nefes aldırdı.

Ne var ki Ayşe Ünlüce, çok tanınan bir isim değil. Toplumda karşılığının olmaması CHP'nin işini Ak Parti  Büyükşehir Belediye başkan adayı Nebi Hatipoğlu karşısında zorlaştırıyor.

Nebi Hatipoğlu, bir dönem Eskişehirspor başkanlığı da yaptı ve Toplumda karşılığı var.

En önemlisi halkın yıllardır özlemini çektiği genç ve dinamik başkan modeline uyan bir isim.

Zaten Yılmaz hocada bu sebeple Ayşe hanımı yanlız bırakmıyor. Birlikte sahadalar, esnaf ziyaretleri ve seçim ofisi açılışlarına birlikte gidiyorlar...


Hocaya yakışmadı!

Toplum artık politikacılarda seviyeli bir siyasi üslup görmek istiyor. 

Siyasi çirkinliklerden bıkmış durumda.

Ama CHP eski alışkanlıklarını bırakamamış gibi. Bu bakımdan Emek mahallesi seçim ofisi açılışında konuşan Yılmaz hoca, söyledikleriyle büyük tepki çekti.

Bunca sene belediye başkanlığı, öncesinde de üniversitesi rektörlüğü yapmış ve sanatçı kimliği de olan birisinin sırf oy hırsıyla İktidar partisi adayına üstünlük kurma adına tarihsel süreçte Osmanlı padişahlarının hangi maksatla yaptığı belli olan seferlerini magazinsel ve küçümseyen bir üslupla karalaması hiç yakışık almadı.

Tamam her padişahın bir Fatih, Kanuni ve Yavuz gibi başaralı seferleri olmamış olabilir. Lakin Osmanlı padişahları tüm seferlerini İ'LÂ-yi KELİMETULLAH adına yapmıştır. Yani daha anlaşılabilir şeklide söylemek gerekirse Allah'ın adını yüceltmek için Allah'ı inkar edenlerle savaşmıştır Bu kavram zaten sözlüktede Allah'ın kelimesini yüceltmek anlamındadır.

Osmanlı'nın yaptığı hocanın dalga geçtiği gibi çok afedersiniz, tüm kadınlardan özür diliyorum. Karı için çıkılan seferler değildi. (hoca bu üslupla söylüyor) Lakin sadece siyaset yapmak adına bu üslup hiç olmadı. 

Hocaya hiç yakışmadı..!

Unutulmamalı ki, toplumun sinir uçlarına dokunmak kimseye fayda sağlamaz...