Bulgaristan’ın Sürgününden Boğaziçi’nin Kürsüsüne! - Eskişehir Ajans 26 Haber

Eskişehir Kültür-Sanat

Bulgaristan’ın Sürgününden Boğaziçi’nin Kürsüsüne!

Bulgaristan’ın Sürgününden Boğaziçi’nin Kürsüsüne!
Yayınlama: 31 Mart 2026 Salı - 756
A+
A-

Bir "Deliormanlı Kızçe"nin Bilim Destanı: Bulgaristan’ın Sürgününden Boğaziçi’nin Kürsüsüne!

1989 zorunlu göçüyle bir bavul ve 100 dolarla Türkiye’ye gelen Prof. Dr. Nesrin Erkol, Bulgaristan’daki direniş dolu çocukluğundan Amerika’daki "Ivy League" başarılarına, oradan da Türkiye’nin ilk yerli aşı teknolojilerine uzanan ilham verici hayat hikayesini paylaştı. "Atatürk" adını verdiği hayali dernekten, kanser tedavisi için geliştirilen dünya çapındaki patentlere uzanan bu yolculuk, azmin ve vatan sevgisinin resmi oldu.

İstanbul Türk Ocağı’nın düzenlediği "Ocakbaşı Sohbetleri"nin konuğu olan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nesrin Erkol, "Bulgaristan-Türkiye-Amerika Macerasında Bir Deliormanlı Kızçe" başlıklı konuşmasıyla katılımcıları hem duygulandırdı hem de gururlandırdı. İşte zorunlu göçten bilim dünyasının zirvesine uzanan o çarpıcı hayat hikayesinin köşe taşları:

SİLİSTRE’DE BİR DİRENİŞÇİ RUH

1972 yılında Bulgaristan'ın Silistre ilinde doğan Erkol, çocukluğunun "Yeniden Doğuş" adı verilen asimilasyon politikasıyla karardığını anlattı.

  • Hayali Dernek: Henüz 7. sınıf öğrencisiyken "Mustafa Kemal Atatürk" adında gizli bir direniş örgütü tasarlayan Erkol, tüzük defterinin milisler tarafından bulunmasıyla sorguya çekildi.

  • Sürgün ve Kovulma: Polis merkezinde "Türk olduğumuzu yüzlerine haykırdık" diyen Erkol, 1987 yılında Bulgaristan’daki tüm liselerden kovuldu. Ancak pes etmedi; babasının yazdığı mektupları İngilizceye çevirerek konsolosluklara ulaştırdı.

BİR BAVUL VE 400 DOLARLA YENİ HAYAT

19 Mayıs 1989’da Avusturya üzerinden ana vatana ulaşan Erkol ailesi, hayata sıfırdan başladı.

  • Boğaziçi’nden Amerika’ya: Türkiye’de burslu okuduğu lisenin ardından Boğaziçi Üniversitesi’ni bitiren Erkol, University of Pennsylvania’dan (UPENN) tam burs alarak Amerika macerasına atıldı.

  • "Bilimsel Verimlilik": Amerika’da kanser ve hücre ölümü üzerine yaptığı çalışmalar Nature ve Nature Immunology gibi dünyanın en prestijli dergilerinde yayımlandı.


VACCİZONE VE TÜRKİYE’NİN YERLİ AŞI HAMLESİ

2005 yılında "oğlum ana vatanında büyümeli" diyerek Türkiye’ye kesin dönüş yapan Prof. Dr. Erkol, bilimsel çalışmalarını Boğaziçi Üniversitesi’nde kurduğu AKiL (Apoptoz ve Kanser İmmünolojisi Laboratuvarı) bünyesinde sürdürdü.

  • Bozulmayan Aşı Teknolojisi: Türkiye’nin ilk, dünyanın ise sayılı patentli biyoteknoloji buluşlarından birine imza attı. Bu teknoloji, oda sıcaklığında bozulmayan aşıların geliştirilmesine imkan sağlıyor.

  • Girişimcilik ve Kanser Aşıları: 2020 yılında kurduğu Vaccizone şirketi ile kanser tedavisi için Faz I ve Faz II deneylerine hazırlanan Erkol, yerli ve milli imkanlarla kansere çare aramaya devam ediyor.

GÖÇMEN KİMLİĞİNDEN BİLİM ÖNDERLİĞİNE

Prof. Dr. Nesrin Erkol’un hikayesi, Türk dünyası ve bilim camiası için üç temel mesaj içeriyor:

  1. Eğitimin Gücü: Bulgaristan’daki köy okullarında aldığı sağlam temel, onu dünyanın en iyi üniversitelerinde rekabet edebilir kıldı.

  2. Aidiyet Duygusu: Amerika’da en verimli döneminde yeşil kart veya vatandaşlık başvurusu yapmayıp, tüm birikimini Türkiye’ye taşıması "beyin göçü"ne karşı en güçlü duruşlardan biridir.

  3. Teknolojik Bağımsızlık: Aşı ve kanser ilacı gibi stratejik alanlarda patent sahibi olması, Türkiye’nin biyoteknoloji alanındaki dışa bağımlılığını bitirecek vizyonun bir parçasıdır.



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2025 - Künye