Antidepresan Kullanımında Korkutan Tahmin: 10 Yılda %100 Artış Bekleniyor! - Eskişehir Ajans 26 Haber

Eskişehir Sağlık

Antidepresan Kullanımında Korkutan Tahmin: 10 Yılda %100 Artış Bekleniyor!

Antidepresan Kullanımında Korkutan Tahmin: 10 Yılda %100 Artış Bekleniyor!
Yayınlama: 9 Mart 2026 Pazartesi - 737
A+
A-

"Her Moral Bozukluğu Depresyon Değildir": Antidepresan Kullanımı Neden Kontrolsüz Artıyor?

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, dünya genelinde majör depresyon oranının %17 civarında olmasına rağmen, antidepresan kullanımının bu artış hızını çoktan geride bıraktığını açıkladı. Türkiye’de son 10 yılda kutu bazında %50’den fazla artış gösteren antidepresan kullanımı, sadece psikiyatristler tarafından değil; fizik tedavi uzmanlarından dahiliyecilere kadar pek çok branş hekimi tarafından da reçete ediliyor.

Zaman Sınırı: 3 Gün mü, 15 Gün mü?

Tarhan, her moral bozukluğunun klinik bir depresyon olmadığını vurgulayarak tanı kriterlerini netleştirdi:

  • Minör Depresyon: 3 gün süren çökkünlük hali.

  • Majör Depresyon: 15 günü geçen ve devamlılık gösteren ruh hali.

  • Distimi: Hafif ama uzun süreli, kronikleşmiş depresyon türü.

  • Siklotimi: Bir dönem aşırı neşeli, bir dönem aşırı depresif olma hali (sıklıkla borderline kişilik yapısında görülür).

Örtülü (Maskeli) Depresyon Belirtilerine Dikkat!

Bazı hastalar ruhsal bir sorun yaşadığını fark etmez; çünkü depresyon fiziksel şikayetlerle "maskelenmiş" olabilir. Prof. Dr. Tarhan, özellikle şu belirtilerin altını çizdi:

  • Mide ve bağırsak sorunları (Bağırsak-beyin aksı ilişkisi).

  • Fibromiyalji ve geçmeyen vücut ağrıları.

  • Omuz, boyun ve bel ağrıları.

  • Sekonder unutkanlık (Dikkat bozulduğu için kişinin kendini unutkan sanması).

Neden Bu Kadar Çok İlaç İçiyoruz?

Prof. Dr. Tarhan’a göre antidepresan patlamasının arkasında yatan temel neden depresyonun artması değil, konformizm (rahatçılık) kültürü. Modern insan, en küçük bir hüzne veya olumsuz duyguya tahammül edemiyor ve hemen ilaçla bu duyguyu bastırmak istiyor. Tarhan, "Antidepresanlar beyindeki ağlama devresini bloke eder; içiniz ağlar ama gözünüzden yaş gelmez. Bu yüzden herkese rastgele verilmemeli," uyarısında bulundu.

Sosyal Medyanın Yıkıcı Etkisi

Küresel ölçekte depresyonun artışında sosyal medyanın rolü yadsınamaz düzeyde. İnsanların ihtiyaç duymadıkları şeyleri "ihtiyaç" sanması, filtrelenmiş görsellerle mükemmeliyetçilik arayışı ve sonucunda gelen değersizlik hissi, beyni depresif bir moda hapsediyor.

Çözüm Formülü: "Psikolojik Sermaye" Yönetimi

Tarhan, depresyona karşı en güçlü kalkanın amaçlı bir yaşam sürmek olduğunu belirtti. Psikolojik dayanıklılığın artırılması için şu önerileri sundu:

  • Amacın Olsun: Sabah uyandığında orta-uzun vadeli hedefleri olan kişiler depresyona zemin bırakmaz.

  • Radikal Kabullenme: Çözülemeyen sorunları zihinde bir rafa kaldırmak ve takıntı yapmamak.

  • Pozitif Psikoloji: 2013'ten beri ders olarak okuttukları bu alan, kişinin stres yönetimi için kritik öneme sahip.

  • Zihinsel Sağlık Formülü: "Güzel bak, güzel hisset, güzel düşün, iyi yaşa."

Yeni Proje: "Dijital Terapötikler"

Üsküdar Üniversitesi olarak "Dijital Detoks" ve "Dijital Terapötik" yazılımları üzerinde çalıştıklarını müjdeleyen Prof. Dr. Tarhan, bu projelerin kişiyi depresyona girmeden önce koruyacak "dijital haplar" gibi işlev göreceğini belirtti.



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2025 - Künye