Şeytanın Bile Aklına Gelmez! 6 Şubat’ın En Kan donduran 10 Yalanı ve Gerçekler - Eskişehir Ajans 26 Haber

Eskişehir Magazin

Şeytanın Bile Aklına Gelmez! 6 Şubat’ın En Kan donduran 10 Yalanı ve Gerçekler

Şeytanın Bile Aklına Gelmez! 6 Şubat’ın En Kan donduran 10 Yalanı ve Gerçekler
Yayınlama: 7 Şubat 2026 Cumartesi - 371
A+
A-

Enkaz Altında Kirli Siyaset: "Baraj Patladı"dan "Telefon Çalındı" İftirasına Kadar Tüm Yalanlar!

6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde paylaştığınız bu bilgiler, o zor günlerde sadece enkazla değil, aynı zamanda korkunç bir bilgi kirliliğiyle de mücadele ettiğimizi hatırlatıyor.  Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından hazırlanan "6 Şubat Özel Dezenformasyon Bülteni", ortaya atılan yalanları ve bunların arkasındaki gerçekleri tek tek gün yüzüne çıkardı.

İşte o dönemde toplumda panik yaratmak amacıyla yayılan ve "bu kadar da olmaz" dedirten o asılsız iddialar ve hakikatler:

6 Şubat Depremleri Sonrası Ortaya Atılan Büyük Yalanlar ve Gerçekler

  •  "Hatay'da Baraj Patladı" Yalanı: Afet bölgesinde büyük bir paniğe neden olan bu iddia tamamen asılsızdır.  AFAD ve DSİ verilerine göre o dönemde bölgede herhangi bir baraj patlaması yaşanmamıştır

  • "Cenazeler İsim Yerine Numara Verilerek Gömülüyor" İddiası: Antakya'da cenazelerin numara verilerek gömüldüğü iddiası çarpıtılmıştır. Gerçekte, kimlik tespiti yapılamayan cenazeler;  DNA örneği, parmak izi ve fotoğrafları alınarak, ileride teşhis edilebilmesi amacıyla bir numara ile eşleştirilip tutanakla defnedilmiştir. 

  • "Savcılar Mesai Bitti Diye İşlem Yapmıyor" İddiası: Deprem bölgesinde savcıların mesai bittiği gerekçesiyle defin işlemlerini durdurduğu iddiası yalandır.  Aksine, bölgeye 304 ilave savcı ve 258 ilave adli tıp uzmanı görevlendirilmiş, işlemler 7/24 esasına göre kesintisiz yürütülmüştür. 

  • "Suriyeli Bir Şahıs İtfaiye Erinin Telefonunu Çaldı" İftirası: Canlı yayın sırasında ortaya atılan bu iddia gerçek dışıdır.  Yapılan incelemede, şahsın Türk vatandaşı olduğu ve elindeki telefonun da kendisine ait olduğu belirlenmiştir. 

  • "TSK Depremden Sonra Geç Hareket Etti" İddiası: Askerin sokakta olmadığı iddiası doğru değildir.  MSB, depremden sadece 13 dakika sonra (04.30) 'hazır ol' emri vermiş ve sabah 06.00 itibarıyla 2. Ordu birlikleri sahada arama-kurtarma çalışmalarına başlamıştır. 

  • "Kahramanmaraş'ta Volkanik Hareketlilik Var" Yalanı: Sosyal medyada yayılan görüntülerdeki dumanın volkanik bir faaliyet değil, deprem sonrası meydana gelen basit bir kütle hareketi (heyelan vb.) sonucu oluşan toz bulutu olduğu tespit edilmiştir. 

  • "Yardım Malzemelerine Gümrük Vergisi Uygulanıyor" İddiası: Deprem bölgesine gelen kritik ekipman ve iş makinelerinden gümrük vergisi alındığı iddiası gerçek dışıdır.  Ticaret Bakanlığı 7 Şubat itibarıyla tüm yardım malzemelerini gümrük vergisinden muaf tutmuştur. 

  • "Havalimanlarında Ücretsiz Bilet Kotası Doldu" İddiası: Havayolu şirketlerinin afetzedeler için ücretsiz bilet kotalarını doldurduğu ve insanların havalimanlarında bekletildiği iddiası yalandır.  Şirketler herhangi bir kota sınırı olmaksızın tahliye uçuşlarını ücretsiz olarak sürdürmüştür.

"Yalanın Enkazı, Hakikatin Güneşiyle Dağılıyor!"

Deprem Turistleri Osmaniye’de, Dezenformasyon Lobisi Klavyede!

Cumhurbaşkanımızın Osmaniye’de dediği gibi; "Deprem turistlerinin atmadıkları iftira kalmadı." Hatay’da "baraj patladı" diyerek halkı paniğe sürükleyenlerin, "savcılar mesai bitti diye çalışmıyor" yalanını uyduranların amacı yardımı hızlandırmak değil, devleti aciz göstermekti. Bugün görüyoruz ki; devlet 13 dakikada TSK’yı sahaya sürmüş, 3,6 trilyon lira harcayarak 455 bin konutu bitirmiş. Yalanın ömrü 3 yıl sürdü, ama teslim edilen anahtarlar asırlarca orada duracak!

Eskişehir’deki "Mazeret Siyaseti" ile Deprem Yalanları Aynı Kaynaktan!

Nasıl ki deprem bölgesinde "devlet yok" yalanı uydurulduysa; bugün Eskişehir’de de "engelleniyoruz" mazeretiyle halk uyutuluyor. Sayıştay raporunda 53 usulsüzlük maddesi patlıyor, otopark fonları (30,1 milyon TL) buharlaşıyor ama yerel yönetim "paramız yok" yalanına sığınıyor. Yaşamkent’te vatandaşı çamurda bırakan, suya her ay zam yapan zihniyet; tıpkı depremdeki dezenformasyon bülteninde ifşa edilenler gibi, halkı yanıltarak günü kurtarmaya çalışıyor. Ahmet Sivri’nin dediği gibi; "Ters çevirmekle kuyudan minare olmaz!"

Gerçek Vizyon: 10 Ambulans ve 455 Bin Konut!

Yalanlarla halkı korkutmaya çalışanlara en güzel cevabı; dün Eskişehir’e teslim edilen 10 yeni tam donanımlı ambulans ve Osmaniye’de açılan binlerce konut veriyor. Valimizin asayişteki %94,3’lük başarısı, devletin disiplinini; belediyenin Eskart boyayarak "vizyon" satması ise beceriksizliği temsil ediyor. Sayıştay raporundaki "parçalanmış ihaleler", belediyenin enerjisini hizmete değil, kılıfına uydurmaya harcadığının ispatıdır.

Nebi Hatipoğlu ile "Yalansız, Mazeretsiz, Eser Odaklı Belediye"!

Nebi Hatipoğlu’nun belediyecilik vizyonu, Eskişehir’i bu "toksik siyasetten" ve mazeret sarmalından kurtarmaktır. Hatipoğlu döneminde; belediye bütçesi şahsi reklamlar ve yalan panoları için değil, deprem güvenliği (kentsel dönüşüm) ve Yaşamkent’in çamursuz yolları için harcanacak. Sayıştay raporlarındaki o "kara delikler" bir bir kapatılacak. Mazeret dönemi bitecek, Eskişehirli Hatipoğlu ile hem hakikati duyacak hem de gerçek hizmeti sokağında görecek!



Gönderen: haber



Bir Yorum Yazın
Bu habere yorumlar
Copyright © 2025 - Künye